Büyülü bir yolculuğa hazır mısın?
 
AnasayfaKayıt OlGiriş yapOyun Salonu
Sitenin En’leri

Emma Watson

Paylaş | 
 

 Lil.

Aşağa gitmek 
YazarMesaj
Lilian Myra Maurëll
Muggle* Lütfen rütbe başvurusunda bulununuz.
avatar

Kadın
Mesaj Sayısı : 4
Galleon : 8
Kayıt tarihi : 05/11/10

MesajKonu: Lil.   Cuma 5 Kas. - 21:32:46

Genç kadın gözlerini açtığında ona mavi gözleriyle gülümseyen genç adamı gördü. Onu ölesiye sevmişti. Hala da öyleydi. Ama başlarından geçenler onları öylesine yıpratmıştı ki; Sevginin, aşkın, tutkunun anlamını bile unutmuşlardı. Ama birbirlerine söz vermişlerdi. Eğer olur da beraber kurtulursak, birbirimizi sevmeyi unutsak bile evleneceğiz. Ve kurtulmuşlardı. Kurtuldukları ay muhteşem bir düğünle evlenmişlerdi. Peki, sevgileri körelmiş miydi? Asla. Rüzgâr küçük mumları söndürür fakat büyük yangınları körükler misali bir aşktı onlarınki. Zorlukların, acıların körüklediği bir aşk. Genç kadın yavaşça doğrularak kocasının dudaklarına bir öpücük kondurdu. Gülümseyerek geri çekildi ve aşağıya -mutfağa- indi. Genç kadın seri hareketlerle 3 tane tost hazırlarken, 3. tostun sahibi koşarak geldi ve genç kadına sarıldı.

'' Anye. Babam beni bugün lunapayka götüyebiliy mi? ''

Genç kadın küçük kızının r'leri söylemiyorken çok tatlı olduğunu fark etti. Masmavi gözleri babasından aldığı teklifle parlıyordu. Annesi başını sallarken genç kız el çırptı ve annesinin boynuna atladı. İkisi beraber dönerken, babaları pencereden dışarıya bakıyordur.
Kevin ve Lizzié'nin Odası



'' Kevin, Diane seni zorladıysa ben de götürebilirim. Önemli değil. ''
'' Hayır tatlım. O benim de kızım ve ben sözümü tutacağım. ''
“ Seni seviyorum.”
“ Bende Liz.”

İki genç birbirlerine gülümserken Kevin genç kadına sarılır. Lizzié yavaşça geriye çekilirken genç adamın cübbesini düzeltir. Kevin hayatını birlikte yaşadığı kadına bakarken, Lizzié genç adamın zihnine girmiş, derinlere gitmeden sadece düşüncelerini okuyordur. Genç adamın düşünceleriyle kocaman bir mutluluk balonunu gökyüzüne salıyordur. Ah Lizzié. Seni ne kadar sevdiğimi emin ol bilmiyorsun. Sana soğuk davranıyorum, farkındayım ama sana hala taparcasına aşığım. Şimdilik bilmene gerek yok. Genç kadın gülümseyerek Kevin’e sarıldı.

“ Söylemek istemezdim ama sana hala taparcasına aşığım.”
“ Bende bebeğim. Ölesiye seviyorum seni.”
“ Biliyorum.”

İki genç birbirlerine gülerken, Kevin kaşlarını kaldırır. Liz aynı anda kıpkırmızı olurken genç adam sırıtır.

“ Bana güvenmiyor musun yoksa?”
“ Ben söylemesem söyleyeceğin yoktu. Bende bilmeden söylemek istemedim.”

Kevin ‘o zaman tamam’layarak genç kadının elini öptü ve cisimlendi. Genç kadını onun gitmesiyle hüzün sararken aşağıdan kızının seslenişlerini duyuyordur.

Çalışma Odası



Genç kadın kızıyla ilgilenmiş, hatta bir süre onunla en sevdiği oyunu oynamıştı. Şimdi ise aldığı kararla hayatını yazmak için çalışma odasına kapanmıştı. İçmeye bayıldığı ateş viskisi şişesini yanına aldı ve güneşli odanın ona ilham vermesini bekledi. İlham perileri etrafını sardığında yaklaşık yarım saat olmuştu. Genç kadın hemen tüy kalemini alıp, beyaz parşömene inci gibi yazmaya başladı.

Ben Michelle Lizzié Maurëll. 1992 yılında Fransa’nın en güzel şehri Paris’te doğmuşum. Babamın zengin olduğunu söylerlerdi. Ama buna o zamanlar hiç inanmazdım. Çünkü orta halli bir ailenin yaşayacağı türden bir evde yaşardık. Nerede oturursak oturalım, en büyük ve en güzel oda benim olurdu. Çünkü babam beni çok severdi. Beynimi kullanmaya başladığımda ilk sorum annemin nerede olduğunu sormak olmuştu. Babam bana normalde hiç vurmazdı. Ama o soruyu sorduğum zaman bana vurdu. Sonra ne kadar özür dilese de onu kalbimde affedemedim. Ama gerçekleri öğrendiğim de hak verebiliyordum. Yaklaşık 11 yaşındayken, çok güzel bir kızdım. Ve sesimin çok güzel olduğunu söylerlerdi. Babam da bunu kullanarak kendi evimize çağırdığı arkadaşlarına şarkı söylememi isterdi. İnsanların bana masumca baktığını düşündüğüm zaman bunu severek yapardım. Ama ne zamanki arkadaşlarından birinin beni bir gecelik babamdan istediğini duydum, o zaman dünyam başıma yıkıldı. Bunu teklif etmeleri çok iğrençti. Bunu duyduğum gece evden kaçtım.

Genç kadın o günleri yeniden yaşarken, gözlerini siler. Ateş viskisini fondipleyip, yenisini doldururken o an yeniden gözlerinde canlanır. Genç kadın bununla sessizce yaşların gözlerinden akmasına izin verirken parşömene damlayan gözyaşlarını sihirle yok eder. Tüy kalemini mürekkebe batırarak yeniden yazmaya devam eder.

Londra’nın sokaklarında umarsızca dolaşırken, ileriden gelen ayak seslerini duydum. İçimi derin bir korku sararken yaptığıma pişman olmaya başlamıştım. Karanlık sokakta her türlü tehlike beni bekliyordu. Babamın teklifi kabul etmeyeceğini bilsem de onun yüzüne bir an daha bakamazdım. Yolun kenarından yürürken, gözüme bir ışık çarptı. Birisinin bana zarar vereceği düşüncesiyle gerilerken yere düştüm. Başımda duran genç kadın korktuğum düşüncesiyle geriledi ve birisine seslendi. Seslenmesiyle benden 2-3 yaş büyük bir çocuk gelirken neler olduğunu anlayamıyordum. Belki de babamın ölüm yiyen arkadaşlarından biriydi. Gözlerim dolarak sarışın çocuğa baktım. Çocuk elini uzattı. Yerde canım acıdığı için elimi uzattım ve beni kaldırmasına izin verdim. Genç adam saçlarımı düzeltirken elini uzattı.

“ Kevin Marshall. “
“ Lizzié Maurëll “

Genç adamın gözlerinden karanlığın geçtiğini gördüğüm de soyadımdan utandım. Soyadımı duyan herkes kötü bir tepki veriyordu. Babam bir ölüm yiyen olabilirdi ama ben kötülükten nefret ediyordum. Çocuk hemen gülümseyerek annesinin yanına doğru yürümeye başladı. Beni de çağırırken, ilk defa içimdeki sese uyarak Kevin’in peşinden gittim. Annesi gülümseyerek yanağımı okşarken, gözleri hüzünlüydü.

“ Ah. Ne oldu tatlım sana? İstersen bize gel ve anlat. “

Başımı sallarken Kevin annesinin verdiği tozu aldı ve beni de girdiği şömineye çağırdı. Bunun ne olduğunu biliyordum ama babam hiç kullandırtmamıştı. Genç adam elimi tutarken tozu şömineye attı ve bağırdı.

“ Marshall malikânesi! “

Bir yok olmuşluk hissiyle ayağımı yere basarken üstüm kirlenmemişti. Bu çok ilginçti. Bunu yeniden denemek isterken, geldiğim yeri süzdüm. Kevin çıkarken bende yanından çıktım. Çıkmamla yeşil bir ateş belirip kaybolunca annesi ortaya çıktı. Genç kadın üstündeki tozları silkerken beni oturmam için bir odaya götürdü. Adımı soyadımı sormamasını dilerken, dilediğim gerçekleşti.

“ Neler oldu tatlım? “
“ Ben kendi evimizde babamın arkadaşları için şarkı söylerim. Ve bu gece babamın arkadaşlarından biri beni bir geceliğine satın almak istedi. Bende evden kaçtım. “

Kevin, koltuğundan kalkarak yanıma geldi ve bana sarıldı. Kendimi onun yanında rahat hissederken, gözyaşlarımın akmasına izin verdim. Kevin’in annesi de üzülerek bana bakarken, Kevin yavaşça ayrıldı ve yanıma oturdu. Hafifçe kızarırken, kimsenin bana böyle arkadaşça sarılmadığının farkına vardım. Yavaşça ayağa kalkarken ne diyeceğimi bilmiyordum. Kevin’e bir bakış atıp, Bayan Marshall’a döndüm.

“ Her şey için teşekkürler efendim. Ben sizi daha fazla rahatsız etmeyeyim. “
“ Nereye gideceksin Lizzié? “

Liz, Kevin’in mavi bakışlarına yalan söylemenin imkansız olduğunu biliyordum. O yüzden başımı eğip sessiz kalmaya karar verdim. Bayan Marshall hafif bir kızgınlıkla bana gülümsedi.

“ Tatlım saçmalama. Bizimle kalmanı istiyoruz. Değil mi Kevin? “
“ Tabii ki Liz. Hatta yakında Hogwarts mektubun gelmeli. Seninle beraber Hogwarts’a gideceğiz. “

Liz başını sallayarak Kevin mutlulukla annesine döndü.

“ Anne. Yarın Diagon yoluna gideceğiz değil mi? “
“ Tabii ki. Liz için de asa bakmalıyız. “

Genç kadın gözyaşlarını silerek birden odaya cisimlenmiş Kevin’e baktı. Genç adam hafifçe dolmuş gözlerle genç kadını öperken, Liz yavaşça ayrılır. Gözlerini ayırarak yazmaya devam ederken Kevin yanına oturur.

Nasıl geçtiğini bilmediğim bir gecenin ardından güneşin ilk ışıklarının eşliğinde uyandım. Kevin kapıyı tıklatarak içeriye girerken çoktan giyinmişti bile. Liz’e gülümseyerek ne kadar uykucu olduğundan yakındı. Liz gülerek ona arkasını dönmesini söylerken, genç adam arkasını döner. Lizzie hızlıca giyinirken, hazır olduğunu mırıldanır. Kahvaltıdan sonra Diagon yoluna giderler ve alışverişlerine başlar. Kevin ve Lizzié alışverişlerini tamamlamış, Bayan Marshall’ın işlerini bitirmelerini beklerken süpürgelere bakıyorlardır. O sırada Lizzié, korkuyla Kevin’in adını fısıldarken genç adamın elini tutar. Kevin asasını çekerek onlara doğru gelen çocuğa bakıyorlardır. İri çocuk Lizzié’nin yanına gelirken Kevin onun elini sıkar. Çocuk alayla Liz’e bakarken, Liz yavaşça öne doğru bir adım atar.

“ Ah Liz. Kendine yeni oyuncak mı buldun? “

Kevin şaşkınlıkla Liz’e bakarken asasını indirir. Liz başını iki yana sallayarak iri yarı çocuğa ilerler.

“ Babama söyle. Arkadaşları beni satın almaya çalışmamayı öğrenene kadar o eve dönmeyeceğim.

Kevin arkasını dönerken onlara el sallayan annesinin yanına giderken, Liz peşinden koşturur. Kevin malikâneye kadar Liz ile hiçbir şekilde konuşmazken, kendisini odasına kapatır. Liz de peşinden odaya giderken Kevin Liz’e döner.


“ Oyuncağın değilim ben senin. Sana güvenmekte hata ettiğimi biliyordum. “
“ Kevin yapma. Oyuncağım falan değilsin. Bende öyle bir kız değilim. “
“ Umurumda değil. “
Kevin genç kadının elinden kalemi ve parşömeni alırken, birkaç sihirli kelime mırıldanır ve ikisi de Kevin’in dolabının gizli bölmesine girer. Genç kadın şaşırmış, kocasına bakarken Kevin onun elini öper ve mırıldanır.

“ Bu kadar hatıra yeter Liz. Artık o küçük çocuklar değiliz. “
“ Tamam. Belki sonra devam ederiz. “

Genç adam başını sallarken karısına sarılır. Liz de rahatlayarak ona sarılırken, ikisi el ele onları çağıran kızlarının yanına ilerlerler.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
R.Iynn Giovanne
Muggle* Lütfen rütbe başvurusunda bulununuz.
avatar

Kadın
Mesaj Sayısı : 79
Galleon : 126
Kayıt tarihi : 03/11/10

MesajKonu: Geri: Lil.   Cuma 5 Kas. - 21:58:15

Betimleme:20/20p.
Anlatım:15/20p.
Görünüm(renklendirme,boyut vs.):13/20p.
Yazım Kuralları:20/20p.
Konu:18/20p.

Toplam: 86
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
 
Lil.
Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
HogwartsManiac'a Hoşgeldiniz! :: Başlamadan Önce :: Role Play Game Tırmanış :: RP Puanlama-
Buraya geçin: